SSS

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

 

 


1. Anadolu Kedisi Projesi nedir?


Anadolu Kedisi Projesi bağımsız bir eğitim çalışmasıdır. Proje, 2012 yılında İzmir’de bilimsel merak ve Anadolu kedilerine olan ilgi ve sevgiden yola çıkılarak oluşturulmuştur. 


Proje kapsamında, öncelikle Anadolu kedileri ile ilgili farkındalığı artırmak için girişimlerde bulunduk. Ancak çok geçmeden kedilerle ilgili diğer konuları (örneğin kedilerin refahı ve bazı tıbbi veterinerlik yöntemleri gibi) da proje kapsamında incelemeye dahil ettik. Bu sırada, kedilerle ilgili konuların nadiren bilimsel ve akılcı yöntemlerle ele alınmış olduğunu fark ettik. Dolayısıyla, kedilerle ilgili konularda yanlış bilgiler, mitler ve sahte bilim kaynaklı ifadeler neredeyse hiç sorgulanmamıştı. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, sözde bilimin gelişmesine yol açan bu durum, başta kedi üreticileri ve federasyonlar olmak üzere gizli ticari amaçları olan birçok kişi ve kurumlara güç ve güvenilirlik sağlamaktadır. 


Kedilerle ilgili birçok bilimsel yayın ve çok iyi tavsiyelerle bilgiler içeren bazı kitaplar mevcut olmasına rağmen, bu çalışmalar genel okuyucu kitlesine nadiren ulaşabiliyor. İnternet çağında olduğumuz bir dünyada, kedilerle ilgili bilimsel ve objektif bakış açısıyla oluşturulmuş ve insanların rahatça ulaşabileceği kaynaklar oldukça az miktardadır. 


Yukarıda bahsedilen tüm sebeplerden ve kedilerle ilgili güvenilir bilgilerin az olmasından dolayı Anadolu Kedisi Projesi'ni oluşturmaya karar verdik. 

 

 

2. Anadolu Kedisi Projesi’ni diğer organizasyonlardan farklı kılan nedir?

 

Bizi farklı kılan temel şey, vizyonumuzun şüphecilik, etik ve bilim temellerine dayanıyor olmasıdır. Sözde bilimi, alternatif tıbbı, çeşitli aldatmacaları inceleyen ve gerçekleri safsatalardan ayırmaya çalışan başka organizasyonlar da mevcuttur. Bunun kayda değer örneklerinden biri tıbbi veterinerlik hakkındaki sahte bilim yöntemlerinden bahseden bir veteriner tarafından yazılan SkeptVet’dir. 


Anadolu Kedisi Projesi daha geniş bir vizyona sahiptir. Kedilerle ilgili olarak bilimsel ve eleştirel bakış açısıyla oluşturulmuş ilk ve tek projedir. Projenin sahipleri olarak kedilerin bilimi ve eleştirel düşünceyi öğretmek için harika bir model oluşturduklarını düşünüyoruz. 

 

 Diğer organizasyonlardan neden farklıyız?

 

● Etik, dürüstlük ve şeffaflığa önem veriyoruz. Kediler üzerinden prestij veya herhangi bir maddi kazanç sağlamaya çalışmıyoruz. Kedi üreticilerini destekleyen, onlarla iş birliği içerisinde olan ya da onları sempatik göstermeye çalışan birçok kaynak mevcuttur. Birçok sitenin amacı bir şeyler satmak ya da tık-yemi (clickbait) yöntemi ile reklamlar üzerinden para kazanabilmektir. Bu tip çıkarlar amacıyla yapılan işler taraflılığa, sahtekarlığa ve yanlış bilgilerin yayılmasına yol açmaktadır.


● Herhangi birinden maddi destek almıyoruz. Projemiz tamamen gönüllülük esasına dayanmaktadır. 


● Bilime saygı duyuyor ve ona değer veriyoruz. Söylentilerle, kişisel inançlarla ya da düşüncelerle değil, sağlam kanıtlara dayanan bilimsel veriler ile hareket ediyoruz.


● Hiçbir kedi ırkının reklamını yapmıyoruz. Herhangi bir şekilde kedi üretimi ve ticareti yapmıyoruz.


● Kedilerle ilgili paylaşımlarda bulunan çoğu web sitesi, kitap ve dergi, yayımlamış oldukları bilgilerin kaynaklarından asla bahsetmiyor. Yine de paylaşmış oldukları yanlış bilgileri sanki gerçek bilgilermiş gibi güçlü bir şekilde savunuyorlar. Buna örnek olarak hipoalerjenik kedileri iddia verebiliriz. Neye dayanarak bu bilgi veriyorlar? Yazılan yazı yazarın şahsi görüşü ya da satışını yapmış olduğu kedilere ‘hipoalerjenik kedi’ adını veren bir üreticinin reklamı olabilir. 

 

Güvenilir bir makale, kendi açıklamalarını destekleyen atıflar içermelidir. Makalelerimizde her zaman atıflara yer verir ve aldığımız bilgilerin kaynaklarını mutlaka belirtiriz.


● Sadece kendi inançlarımızı doğrulayacak verileri değil, farklı bakış açılarını da araştırıyoruz.


● Çalışmalarımızın her zaman en güncel verileri içerdiğinden emin olarak paylaşımlarımızı oluşturuyoruz.

 

 

3. Anadolu Kedisi nedir?

 

Anadolu Kedisi, Anadolu ve çevresindeki bölgelerde bulunan bir çeşit evcil kedidir. İnsanlar tarafından üretimi yapılan kedi ırklarından biri değildir, doğal bir kedidir. Anadolu kedileri bir ırk değildir dememiz, bu kedilerin diğer kedi ırklarının bir karışımı olduğu yaygın inancını kabul ettiğimiz anlamına gelmemelidir. Peki, Anadolu kedileri nasıl tanımlanır? Bulundukları bölgeler ve sahip oldukları genetik özellikler ile. Anadolu kedilerini Batı Avrupa’da, ABD’de ya da Japonya’da bulmayı bekleyemeyiz. Ancak Suriye ya da İsrail caddelerinden bir kedi Anadolu Kedisi ailesinin bir üyesi olabilir.


Van Kedisi ve Ankara (Angora) Kedisi olarak adlandırılan, ayrı birer ırk oldukları düşünülen kediler de Anadolu kedileridir. Anadolu kedileri, çok çeşitli renk ve desenlerde kıllara sahip olabilir, kısa-kıllı ya da uzun-kıllı olabilir.

 

 

4. Neden “Anadolu Kedisi” demek yerine “Türk Kedisi” demeyi tercih etmediniz?

 

“Türk” kelimesi milliyet ya da etnik köken anlamı içermektedir. Kediler herhangi bir milliyete sahip değildir. Bununla birlikte, Anadolu’da yaşayan kediler Orta Asya’dan getirilmemiştir. Bu kediler, Anadolu’da henüz hiçbir millet ve ülke mevcut değilken yaşayan yabani kedilerden gelmektedir. Ek olarak, Türklerin de kökeni antik Anadolu popülasyonlarına dayanmaktadır ve Orta Asyalıların etkisi çok azdır, ancak bu tamamen farklı bir konudur. 


Anadolu kedileri sadece Türkiye’de değil, Doğu Akdeniz’deki birçok bölgede de yaşamaktadır. Dolayısıyla onları “Türk” olarak isimlendirmek, Anadolu kedilerinin sadece Türkiye Cumhuriyeti siyasi sınırları içerisinde yaşadığı gibi yanlış bir izlenime neden olacaktır. Bu durumda neden onları aynı zamanda Suriye kedileri olarak adlandırmıyoruz? Ya da Lübnan kedileri? İsrail kedileri? Ya da Yunan kedileri?


“Anadolu” (Ἀνατολήis) kelimesi coğrafi ve tarihi bir terimdir ve Yunanca’da “gün doğumu” ile “doğu” anlamlarına gelmektedir. Anadolu ise bunun Türkçe karşılığıdır. “Anadolu/Anatolian” kelimesinin kedilerimizi en iyi şekilde tanımladığını düşünüyoruz çünkü etnik, milliyetçi ya da siyasi bir anlam içermemektedir. 

 


5. Neden Anadolu Kedisi?

 

Bütün doğal kedilere önem veriyoruz ancak özellikle bu kedi popülasyonunu seçmemizin temel sebebi; proje için gönüllü olan kişilerin Anadolu’da yaşıyor olmalarıdır. Dolayısıyla, bu kedileri yakından inceleme ve projeye katkıda bulunma imkânları daha yüksektir.  Diğer bir sebep ise Anadolu kedilerinin çok etkileyici olmalarıdır. Bu kediler karmaşık bir genetik tarihe sahip oldukları gibi Anadolu kültüründe de çok önemli bir yere sahiptir.

 

 

6. Anadolu Kedisi Projesi’nin yürütücüleri kimlerdir?

 

Proje bir grup gönüllü tarafından yürütülmektedir.

 

 

7. Projeniz kâr amacı gütmeyen resmi bir organizasyon mudur? 

 

Hayır, henüz böyle bir oluşum değiliz. Projemiz amacına ulaşırsa, kayıt yaptırma girişiminde bulunabiliriz. 


Şunu da belirtmek gerekir ki, kâr amacı gütmeyen organizasyonların birçoğu aslında aldıkları bağışlar yoluyla geçim kaynağı sağlayan insanların işletmeleri durumundadır. Organizasyon güzel sonuçlar elde edecek şekilde çalışıyorsa bu normal karşılanabilir. Ancak birçoğu bilimi hiç dikkate almadan kendi ideolojilerini insanlara dayatmaktadır. Bunun en iyi örneklerinden biri oldukça fazla gelir ve güce sahip olan PETA, hayvan severleri etkileyebilmek için korkutucu taktikler kullanmayı seven bir organizasyondur.

 

 

8. Anadolu Kedisi Projesi herhangi bir organizasyonun parçası mıdır?

 

Hayır, herhangi bir kuruluşla bağlantılı değiliz. Ancak, bilimsel okuryazarlık ve eleştirel düşünmeyi aktif biçimde destekleyen diğer projelere de destek veriyoruz.

 

 

9. Araştırmalarınızı neden dikkate alalım? Çıkarımlarınız acımasız!

 

İstediğiniz şekilde düşünmekte özgürsünüz, ancak ciddi araştırmalar (Vikipedi’de oluşturulmuş yazılardan ya da Google’da bulabileceğiniz birkaç kedi web sitesinden bulabileceğiniz bilgilerden bahsetmiyoruz. ) yapmadan sunduğumuz kanıtları yok sayamazsınız. Bize katılmıyorsanız neden katılmadığınızı açıklayabilirsiniz, ancak bunu yaparken iddialarınızı desteleyecek gerekçeler sunmanız beklenir. Konuyla ilgili herhangi bir araştırma ve okuma yapmadan tartışma içerisine girmeyiniz, çünkü böyle bir girişim cahil biri olduğunuz izlenimini oluşturacaktır.  Burada yazılanların hoşunuza gitmemesi ya da basitçe aklınıza yatmaması, yazılanların yanlış olduğu anlamına gelmez. Lütfen şüpheci yaklaşın ve okuduğunuz kaynaklarla ilgili sorular sormaktan kaçınmayın. Sadece katılmadığınız kaynakları değil, aklınıza yatan kaynakları da sorgulayın.

 

 

10. Ne tür araştırmalar yapıyorsunuz?

 

Anadolu Kedisi ismini kullanmamıza rağmen, Anadolu kedileri üzerinde çalıştığımız konuların sadece küçük bir kısmını oluşturuyor.


Hali hazırda birçok kaliteli yayın mevcut, ancak anlaması güç ve okuması uzun vakit alan bu yayınlara ulaşmak pek kolay olmayabiliyor. Anadolu Kedisi Projesi, mevcut delilleri değerlendirip özet çıkararak konularla ilgili genel bir resim oluşturmaya çalışıyor.


Anadolu Kedisi Projesi bir nevi “Cat Cochrane” olarak düşünülebilir. (Cochrane, sağlık hizmetleri alanında sistematik incelemeler yapan öncü kaynaklardan biridir.) Güvenilir kaynaklardan sağlam delilleri araştırıp, elde ettiğimiz verileri değerlendirdikten sonra konularla ilgili inceleme yazıları yazıyoruz. İnceleme yazılarımız akademik makale formatında ancak bilimsel jargonu kullanmadan ve mümkün olduğunca açık bir anlatımla yazılmaktadır. 


Temel odak noktalarımız biyoloji, genetik ve evrimdir. Bu bilimler “pozitif bilim” kategorisinde yer almaktadır. Pozitif bilim dalları, etik, arkeolojik bulgular ya da insan toplumlarında kedinin yerini araştıran diğer bilim dalları ile karşılaştırıldığında daha az karmaşık ve tartışmaya açık durumların az olduğu bir konsepte sahiptir. İkincil kaynaklar olarak ise biyoetik, sosyal bilimler ve hatta felsefe bilimlerinin üretmiş olduğu verilere başvurmak durumundayız. Bir sosyolog olan Adrian Franklin’in söylediği gibi; “biyoloji gibi doğa bilimleri bizlere kedilerin bedensel işlevleri hakkında bilgi verebilir ancak ahlaki duruşları ya da insana verdikleri değer hakkında hiçbir şey söyleyemez”. 


Yanlış yorumlanmış, hatalı ya da bilim dışı konuların makalelerimizin araştırma konuları olamayacağını düşünüyoruz. Kedilerin yaşamlarını en çok etkileyen: refah, veteriner tıp vb. konularla ilgili tüm sahte bilim çalışmalarıyla ilgileniyoruz. Fakat yanlış olduklarını bilmenin de bir adım ötesinde, çözüm üretmek için araştırma yapmaya da ihtiyaç duyuyoruz.


İçeriklerimizi bilimsel bir dergi ya da yayında yayımlayabiliriz ancak projenin başlıca amacı eğitici olmaktır. Dolayısıyla, incelemelerimize herkesin kolay bir şekilde ulaşabilmesini istiyoruz.

 

 

11.  Araştırmalarınız için kullandığınız kaynakları nasıl seçiyorsunuz?

 

Kaynak ve edinilen bilginin kalitesi çok önemlidir. Temel olarak üç çeşit kaynaktan bahsedebiliriz. Bunlar: güvenilir, güvenilmez ve hem güvenilir hem de güvenilmeyen bilgiler içeren karışım kaynaklardır.  

 

 

Güvenilir kaynaklar:

● Aynı alanlarda çalışmalarda bulunan uzman kişiler tarafından incelenmiş bilimsel yayın ya da dergiler. 

 

● Akademik kitaplar ve incelemeler.

 

● Bilim insanları, araştırmacılar ve diğer uzmanlar. Ancak bu uzmanlar bir konu hakkındaki çalışmalarını bilimsel yayınlardaki kanıtlara dayandırarak oluşturmalıdır. Sadece isminin önünde “doktor” ya da “profesör” unvanı bulunduğu için o kişinin her söylediği doğru olacak diye bir şey yoktur. Doktor ya da profesör olması da kişinin söylediği her şeyi doğru kılamaz. 


Not: Veteriner hekimlerin uzmanlık alanı hayvanların sağlığı ve tedavi yöntemleri ile ilgilidir. Beslenme ve kedi ırkları gibi konular hakkında özel bir eğitim almayanlar bu konularla ilgili yetkinliğe sahip otoriteler olarak değerlendirilmemelidir.

 

 

Dikkat edilmesi gereken kaynaklar:

● Üniversitelerin web siteleri, devlet kurumları veya gönüllü organizasyonlar. Bunlar bazen göründükleri gibi olmayabilir, çünkü bu tip oluşumlara güven duyuyor olsanız bile, sundukları bilgiler kötü kaynaklardan alınmış ya da bilim dışı şeyler olabiliyor. 

 

● Haberlerde sunulan bilgiler gerçeklemiş olaylarla ilgili tanımlamalar yapmak ve konunun uzmanları tarafından söylenenleri alıntılamak adına yararlı olabilir. Ama maalesef gazeteler, TV kanalları ve internet tarafsız olmayan bilgileri halka duyurabiliyor. Çünkü bilgileri aldıkları birincil kaynaklar tarafsız olmayabiliyor. Yazarlar ve gazeteciler kişisel düşüncelerini ya da yanlış dahi olsa popüler olan açıklamaları dile getirebiliyorlar. 

 

● Bloglar: Bazen bloglar araştırmacılar ya da bilim insanları tarafından yazılabiliyor ve ilginç içeriklere sahip olabiliyor. Ancak çoğu zaman, bloglar kimliği belirsiz olan blogger’ların kişisel görüşleriyle ve kalitesiz intihal yayınlarla dolduruluyor. 

 

 

Güvenilmez kaynaklar:

Kedilerle ilgili kaynakların büyük bir kısmının güvenilmez ve yanlış yönlendirmeler yapan kaynaklar olması bizi de hayal kırıklığına uğratmış olan bir gerçektir.

 

● Kedi üreticileri, üreticilerin kulüpleri ve üreticilerin kişisel sayfaları.


Şüphesiz ki kedi üreticileri ürettikleri kedi ırklarının morfolojik özelliklerini ve standartlarını biliyorlar. Zaten bu standartları oluşturanlar da onlar. Kedi ırkları hakkında bilgi sahibi olmak ister misiniz? Uydurma şeylerle dolu hikayelerle (“Yüzmeye bayılırlar!”, “Çocuklarla çok iyi anlaşırlar!”), çeşitli tezgahlarla (“Antik Mısır mezarlarının üzerinde Mısır Mau kedi ırkının resimleri var”, “Romalıların kalkanlarının üzerinde Van kedisi var”), efsaneler ve yanlış tarihi bilgilerle (Marie Antoinette, Angora kedileriyle dolu bir gemiyi Amerika'ya gönderdi; Pedro Della Valle, İran kedilerini İtalya'ya götürdü; peygamber Muhammed'in Angora kedisi vardı vb.), bir şey toplumda kabul görüyorsa doğrudur geleneğine başvurulmasıyla (Bayan G. K. bu kedi ırkının neslinin tükenmesini önledi vb.) sık sık karşılaşacaksınız. Bu tarz reklamları ve fantezileri seviyorsanız, tam size göre. 


Tabii ki kedi üreticilerinin bir şekilde kedi ırklarını pazarlamaları gerekiyor. Dolayısıyla bu girişimlerini desteklemek ve mümkün olduğunca iyi göstermek için bir şeyler yaptıklarını anlamak zor değil. 


Şunu da unutmamak gerekir; doğrudan kedi üreticileri ile bağlantılı olmayan birçok yayın da aslında içeriklerinde üreticilerin kaynaklarından almış oldukları bilgileri kullanıyor. Doğrusu, kedi üreticilerinin düşüncelerinden etkilenmemiş bir kitap, makale ya da TV programı bulabilmek oldukça zor. 

 

● Çok fazla ve kalitesiz içerik barındıran “içerik çiftliği (content farm)” siteler ve birbirinin kopyası olan kedi siteleri: kısa ve yüzeysel paylaşımlar yaparak, deneme formatındaki yazıları ile kişisel (eğlence, kedi sahiplendirme vb.) ya da ticari amaçlar (veteriner kliniği ve petshop reklamları gibi) için tık kazanmanın peşindedir. Size bir şeyler satmaya çalışan web sitelerine karşı dikkatli olmalısınız. Bu tarz web sitelerinde paylaşım yapan kişiler içeriklerinin doğruluğunu ve kalitesini pek önemsemezler. Birçok sitede aynı şeylerin anlatıldığını gördüğünüzde, yazılanların doğru olduğu hissine kapılmayın. Bazı şeyler çok popüler olsa dahi, esasında tamamen yanlış aktarılmış olabilir. 

 

● Vikipedi - Vikipedi makalelerinin kalitesi konulara göre büyük değişiklikler göstermektedir. Maalesef konu kedilere geldiğinde, kalitesi oldukça düşük. 

 

● Kedi ırklarıyla ilgili kitaplar: kedi bakımı ve davranışlarıyla ilgili bilgiler içeren bu tarz kitapların yarısı kedi ırklarıyla ilgili tanımlamalar ve photoshop yapılmış kedi ırklarının fotoğraflarıyla doludur. Kedi ırklarıyla ilgili tanımlar tamamen kedi üreticilerinin bakış açısıyla ve kendi yararlarına olacak şekilde yapılmıştır. Bu tarz kitaplar arasından önerebileceğimiz tek kitap, kedi ırklarının maruz kaldığı spesifik sağlık problemlerini açıklayan veterinerlikle ilgili olandır. Ama genel olarak bu tarz kitaplara ihtiyaç yoktur, çünkü yeni bir şey öğreten kitaplar değildir. Aynı bilgilere internet üzerinde ücretsiz bir şekilde erişebilirsiniz.

 

● Kaynaksız paylaşımlar: hiçbir kaynak içermeyen hikaye ya da makale tarzında yazılmış şeyler daima şüphe uyandırmalıdır. Bunları okuyup doğru olarak kabul etmeden önce “Bütün bunlar nereden geldi?” sorusunu sormalısınız.

 

● Anonim kaynaklar: yazarın kim olduğunu belirtmeyen ve herhangi bir iletişim bilgisi vermeyen web sitelerine daima şüpheyle yaklaşın. Tabii yazar belirtilmiş olsa bile bu paylaşımın orijinal ve güvenilir olduğunu garanti etmiş oldukları anlamına gelmez.

 

● Milliyetçi, etnik ya da siyasi unsurlar içeren kaynaklar: Yayınlarda kullanılan anlatım biçimi belli bir ideoloji, sosyal ya da siyasi öğretiler aşılıyor mu? Örneğin, Van kedileriyle ilgili kaynaklarda etnik ve milliyetçi unsurlar içeren taraflı bilgiler sıklıkla görülür.

 

● Evcil hayvanlarla ilgili belgeseller ve TV programları anekdotları, sansasyonel paylaşımları yayınlamayı çok sever ve eğlence bu tarz yapımlarda her şeyden önemlidir. Bu tarz programlar sevimli kedi yavruları ya da “Kedi Irkları 101” (bkz. Animal Planet) gibi şeyler sunar. Bilgi ve doğruluğu önemsiyorsanız, bu belgesel ve TV programlarında sunulan iddialara karşı dikkatli olmalısınız. 

 

● Kedi ya da evcil hayvanlarla ilgili dergiler renkli ve eğlenceli görünebilir, ancak yazılanların kalitesine geldiğimizde kedi web sitelerinden farklı olduklarını söyleyemeyiz.

 

● Youtube - kedilerle ilgili bilimsel bir içeriğe sahip olan paylaşımlar dışında, genel anlamda kötü bir kaynak.

 

● Sosyal medya - paylaşılanlar güvenilir kaynaklardan olmadığı müddetçe (bkz. yukarıda bahsettiğimiz güvenilir kaynaklar), güvenilemez.

 

● Arkadaş ya da tanıdıklarınızın görüşleri; sosyal medya veya forumlarda bahsedilen kişisel yorumlar. Büyük ihtimalle onlar da bilgilerini sizinle aynı kaynaklardan buluyorlardır, dolayısıyla pek güvenilmez.