Hayvan Deneyleri Hakkında Yanlış Bilinen 5 Yaygın Mit

  • Bilim
  • 24.4.2018 01:57:35
  • 3677 Okunma

Hayvan deneyleri ve neden kullanıldıkları hakkında pek çok yanlış kanı mevcut. Hayvan hakları aktivistleri, “bütün hayvan deneyleri son bulmalı” dediklerinde bir nevi gaflete düşmüş oluyorlar; çünkü hayvan deneylerinin büyük çoğunluğunun, tavşanların gözlerinde yepyeni bir maskarayı denemek değil, kanser ve insan hayatı üzerinde etkisi olan birçok hastalık için çözüm, ilaç ve tedavi bulmak olduğunu anlamış durumda değiller.

 


İşte hemen hemen herkesin yanlış anladığı hayvan deneyleri hakkında en yaygın 5 mit.

 

 

Mit 1: Hayvan deneyleri makyaj ve kozmetik testleri üzerinedir.


Gerçek: Birçok insan, özellikle kadınlar, kozmetik testleri için hayvanların kullanıldığına dair endişeliler. Hayvan hakları örgütleri, hayvanlar üzerinde deneyler hakkında sanki çoğu hayvan genellikle bu önemsiz sebep için kullanılıyormuş gibi konuşuyor. Gerçekte, kozmetik ürünleri için hayvanlar üzerinde deney yapmak birçok ülkede yasaklanmıştır. Avrupa Birliği ülkeleri, kozmetik için hayvanlar üzerinde yapılan bütün deneyleri 2013 yılında yasaklamıştır. Türkiye’de de aynı düzenleme 2016 yılında gerçekleşmiştir.


Yani hayvanlar, gereksiz kozmetik deneyler için değil, önemli biyomedikal araştırmalar için kullanılıyor. Hayvanlar, hastalık araştırması, tedavi ve çözüm bulmakla beraber hayvanların ve insanların sağlığını geliştirme adına faydalı modellerdir. Güvenlik için yeni ilaçlar test etme ve keşfetme; cerrahi tekniklerin rafine edilmesi ve medikal cihazların yaratılmasıyla yani diğer bir deyişle bakım ve iyileştirme ile ilgilidir. Ruj veya rimeli kapsamaz yahut yeni şampuan veya losyon denemek için değildir. 

 

 

Mit 2: Kediler, köpekler ve primatlar araştırmalarda en çok kullanılan hayvanlardır.


Gerçek: Bir çok ülkede, medikal ve bilimsel araştırma için gerekli olan toplam hayvan sayısının neredeyse %95’i spesifik olarak bu amaç için yetiştirilmiş kemirgenler, sıçanlar ve farelerdir. Köpekler, kediler ve insan olmayan primatlar; medikal araştırmalar için gerekli olan bütün hayvanların toplamda %1’inden daha azını oluşturmaktadır. Geriye kalan %4’lük dilim, çok çeşitli diğer türler; zebra balığından kurbağalara, koyundan çıplak kör farelere kadar çeşitli hayvanları kapsamaktadır!

 

 

Kaynak: Working to Reduce the Use of Animals in Scientific Research (2014), a Home Office, Department for Business, Innovation and Skills, and Department of Health publication.

 

 

Mit 3: Araştırma hayvanları istismar ediliyor ve kötü muamele görüyor.


Gerçek: İnsanlar, eğer hayvanlar herhangi bir araştırmada kullanılırsa işkence görüyor ve öldürüyor zannediyor. Bu doğru değil. Bilimsel topluluk için “deney hayvanı” çok başka bir anlama geliyor. “Deney hayvanı” bir böbrek hastalığı için ilaç alan bir evcil kedi olabilir veya bilim insanlarının yarattığı bir deneyin parçası olan ve ödül verdiklerindeki davranışı gözlemlenen bir fare veya köpek olabilir. Tabii ki, bazı deneyler hiç de eğlenceli değil ve çoğu zaman hayvanın ölümüne yol açan komplike, invaziv yani müdahale derinliği olan prosedürler gerektirmektedir. Ancak, bilim insanlarının hayvanlarla neler yapabileceğine dair katı limitler bulunmaktadır. Araştırma başlamadan önce, bilim insanı etik komite denen yönetim biriminden onay almak zorundadır. Belki sistem mükemmel olmayabilir ama hayvan kullanımın gereksiz olduğu birçok araştırmayı önlemektedir. Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler pahalı olduğu için, eğer bir deney anlamsız ise, bilim insanı bunu gerçekleştirmek için fon alamayacaktır. Hayvanların evde nasıl besleyeceğine dair stresi minimize etmek ve refahını arttırmak için, pek çok kural vardır ve bir deney komplike müdahaleler içeren türden ise -örneğin ameliyat gerektiriyorsa- rahatsızlığı ve acı çekmesini engellemek için diğer yöntemler de mevcuttur. Hayvanların laboratuvarlarda nasıl muamele gördüklerinin, araştırma sonuçlarını etkilediği de unutulmamalıdır. 

 

 

 


Bilim insanları kana susamış psikopatlar değillerdir. Hayvan deneyleri yapan aynı bilim insanlarının çoğunun, kendi hayvanları vardır ve hayvanların zarar görmelerini ve acı çekmelerini istemezler. Birçoğu hayvanların refahını destekler - onlar da komplike müdahaleler içeren hayvan deneylerinin alternatiflerinin yakında mevcut olacağını ummaktadırlar. 

 

 

Mit 4: Hayvan deneylerinin yerini alabilecek alternatif araştırma metotları vardır. 


Gerçek: Bilim insanları, bazı tip araştırmalarda faydalı, değerli hayvansız araştırma modeli geliştirmişlerdir. Tabi ki, diğer ek araştırma metotlarıyla beraber, bilgisayar modellemeleri, hücre kültürleri, kullanılan hayvan sayısını düşürmüştür. Ancak, hayvan deneylerinin ve araştırmalarının tamamıyla yerine geçmesi mümkün değildir, çünkü alternatif metotlar, yaşayan hayvanlardaki komplike süreçleri tamamen yansıtmamaktadır. 

 

 

 

 

Mit 5: Hayvan deneyleri ve araştırmaları sadece insanların yararınadır.


Gerçek: İnsanların ve hayvanların birçok biyolojik ve fizyolojik benzerlikler paylaştığını, yakın tarihli genom sıralanması, cerrahi ilerlemeler, derinlemesine hayvan davranışları üzerine çalışmalar ve araştırmalar sürekli olarak hatırlatmaktadır. Pratikte bütün hayvanlarla olan bütün biyomedikal araştırmalar, tıbbi anlamda insanlar için olduğu gibi hayvanlar için de gelişmekte ve evcil ve yaban hayvanların daha uzun, mutlu ve sağlıklı ömür sürmesine yardımcı olmaktadır. Kanserden epilepsiye, birçok hastalık hem hayvanları hem de insanları etkilemektedir. İnsanları tedavi eden aşılardan hayvanlar da faydalanmaktadır. Birçok diğer hastalık, hayvanlarda ve insanlarda da antibiyotikle başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Hayvanlarla yapılan araştırmalar yoluyla, bu hastalık ve bozukluklar daha yönetilebilir ve daha az ölümcül hale gelmektedir. 

 

 

 

Yazan: Anadolu Kedisi Editör

 

Katkıları için Canev Çilek'e teşekkürler.

 

 

Kaynaklar
Foundation for Biomedical Research 
European Commission. Ban on Animal Testing.
Resmi gazete. Kozmetik yönetmeliğinde değişiklik yapilmasina dair yönetmelik
Ulman, Y. I., Ulus, I. H., Ozpinar, A., & Genc, S. V. (2011). Preliminary notes for ethical conduct of animal experimentation with special reference to studies in Turkey. Kafkas Univ Vet Fak Derg, 17(6), 1051-1056.
Weigmann, K. (2015). Talking about animal research: Scientists and their institutions need to communicate more proactively to counter claims of mistreatment by animal rights activists. EMBO reports, 16(11), 1431-1434.

Wright, L. E. (2015, 28 Temmuz). Animal research: varying standards are leading to bad science. The Conversation.

PAYLAŞ

YORUMLAR