Kurtarıcı Mı Yoksa Suçlu Mu? Medya Neden Hayvan İstifçilerini İlgi Çekici ve Süslü Hale Getiriyor

Kitle iletişim araçlarının dünyayı nasıl gördüğümüz üzerine önemli etkileri mevcuttur. Hayvan istifçiliğinin bir sonucu olarak hayvanlara yapılan eziyet ise haberlerde nadiren kendine yer bulabilmektedir. Yer bulabildiğinde ise; kedi ve köpek cesetleri ile dolu, pislik içerisinde bir evde yaşayan yaşlı bir kadın gibi aşırı uç örneklerle bizlere sunulmaktadır. Ancak hayvan istifçiliği ile ilişkili çoğu vakada, aslında hayvanlar az önce belirtildiği gibi korkunç koşullarda yaşamamaktadırlar (1). İşin gerçeği, bazı istifçiler sahip oldukları hayvanlara oldukça iyi baktıkları izlenimini yaratmayı bile başarabilmektedir.

 

Hayvan istifçiliği üzerine yapılan araştırmaların oldukça az sayıda olması, tanınma ve önlenmesi ile ilgili çok az verinin varlığı; hayvan istifçiliğinin hala çok da ciddiye alınmayan bir durum olduğunu ve sorunun büyük oranda yeterince fark edilemediği ya da yanlış yorumlandığı yorumunun yapılmasına neden olmaktadır (2,3).

 

İnsanların büyük çoğunluğu hayvan istifçiliğini ana akım medya aracılığı ile öğrenmektedir. Medyada istifçiler genellikle sempati uyandıracak bir şekilde sergilenmektedir. Çoğunlukla ömrünü hayvanları kurtarmaya adamış kurtarıcılar gibi gösterilmektedirler (4,5,6,14). Bu insanlar yüksek olasılıkla hayvanları çok sevmektedirler. Eylemlerinin hayvanların yararına olduğuna, sokakta yaşamakta olan kedi ile köpekleri evlerine alarak önemli bir “toplum hizmeti”nde bulunduklarına inanmaktadırlar (1,17). Yaygın inanışın tersine, istifçilerin çok fazla sayıda hayvana sahip olmalarının nedeni onları kısırlaştırmamaları değildir. Özellikle de kendilerini “kurtarıcı” olarak tanımlayan istifçiler hayvanlarını kısırlaştırmakta ve sahiplendirebilmektedirler (2,3). İstifçinin evindeki hayvan sayısının giderek artması genellikle istifçinin yeni hayvanlar toplamaya devam etmesinden kaynaklanmaktadır.

 

 

Kurtarıcı Mı Yoksa Suçlu Mu? Medya Neden Hayvan İstifçilerini İlgi Çekici ve Süslü Hale Getiriyor

 


İstifçilik sadece bireyin özel yaşam alanında gözlenmemektedir. İstifçiler barınaklar, rehabilitasyon merkezleri ve sığınma merkezleri de işletebilirler (15). Bu tipteki istifçiler genellikle şartlar kötüleşmeye başladığında yardım ve bağış isteminde bulunmaktadır. Toplanan bağışlar ise istifçinin birçok hayvanı tek bir yerde tutma ve gruba sürekli yeni hayvanlar ekleme takıntısına devam etmesi için destek görevi görmektedir.


Eğer istifçilerin profilleri hakkında daha fazla şey öğrenmek isterseniz, klinik psikolog Bengisu Nehir Aydın’ın bu konu üzerine olan mükemmel yazısını okumanızı öneririz.

 


Gerçekte İstifçi olan “Kurtarıcı”lara Dikkat Edin

 

Medyada kendine yer bulan istifçilerin birçoğunun hayvanlara yardım etmeye çalışan ve onları seven bireyler olarak sunuldukları oldukça açıktır. İstifçilerin büyük kısmı yalnız yaşayan ve 50-60 yaşlarında olan kadınlardır (1).

 

Potansiyel bir istifçiye dair ilk işaret, sahip olduğu hayvan sayısıdır. Yapılan araştırmalar, 20 ya da daha fazla kedi sahibi olan bireylerin, tanıları kanıtlanmış istifçilerinkine benzer kaygı ve psikolojik sıkıntılarının olabileceğini göstermiştir (7). Medya araçları ile öyküleri sunulan istifçilerin büyük kısmı, evlerinde 50-200’den fazla hayvanla yaşamaktadır.

 

Medyada yaratılan aşırı uçtaki hayvan istifçiliği profiline artık alışmış durumdayız ve istifçilerin ciddi ruhsal sorunları olan kişiler olduğunu düşünme eğilimindeyiz. Çoğu istifçinin psikolojik sorunlarının olduğu önermesi doğru olsa da bazen “orta yaşlı deli kedili kadın” kalıp yargısına uymayan bireyler de mevcut olabilmektedir. Erkekler, evli çiftler, kedi üreticileri ve hatta veteriner hekimler dahi hayvan istifçisi olabilirler (3,16,19). Bu kişiler genellikle hayvan toplama- biriktirme takıntılarını arkadaşlar, aile ve iş arkadaşlarından saklamaya çalıştıkları ikili bir hayat sürdürmektedirler.

 

 

Kurtarıcı Mı Yoksa Suçlu Mu? Medya Neden Hayvan İstifçilerini İlgi Çekici ve Süslü Hale Getiriyor

 

 

İstifçiler genellikle bu kadar fazla sayıda hayvana bakım verme konusunda yaşadıkları zorluklardan yakınırlar. Yine, eğer bu hayvanları kanatları altına almamış olsalar hayvanların sokaklarda sefil bir hayat yaşıyor olacaklarını ya da öleceklerini ileri sürmektedirler (8). “Hiç yaşayamamaktansa her ne şekilde olursa olsun bir hayat sahibi olmak” sadece istifçiler tarafından kullanılan bir motivasyon sloganı olarak kalmayıp, Türkiye’deki birçok hayvan hakları organizasyonunun da gündemi ile bakış açısını tanımlamaktadır.

 

Bir kişinin istifçi olup olmadığı kararını verirken kullanılan kriter, sahip olduğu hayvanlara düzgün bir şekilde bakım verebilme becerisinin olup olmadığıdır. Bir istifçinin hayvanlarının temel ihtiyaçlarını sağlaması ve evinin görünüşte temiz olması, istifçiliğin gerçekleşmiyor olduğu anlamına gelmez. Trajedi her an kendini gösterebilir. İstifçiliğin aşırı biçimlerinde dahi, bireylerin başlangıçta hayvanlarını katlanabilecekleri koşullarda tutabildikleri, ancak zaman geçtikçe bunun giderek zor ve yorucu hale geldiğini aklımızda tutmamız önemlidir.

 

Peki, o zaman potansiyel istifçi olarak kimleri adlandırmalıyız? Bir hanede ya da özel bir barınakta fazla sayıda hayvanı bir arada tutmaya çalışan herkes potansiyel bir istifçidir.

 


Medya Hayvanların Refahını Göz ardı Etmekte ve İstifçileri “Kahraman” olarak Yansıtmaktadır

 

Medya bildirimlerinde istifçilerin yaşam koşulları oldukça fazla ilgi çekmektedir. Ancak yaşam koşullarına odaklanıldığında medya aynı zamanda hayvan istismarı ve bunun sonuçları ile ilişkili gerçeklerden uzaklaşmaktadır (1,8).


Birçok (potansiyel) istifçinin yaşam koşulları görünüşte oldukça tatmin edici olabilir; çünkü bu kişiler kendilerini “hayvanlara bakmak için çok ağır şartlarda çalışan biri” şeklinde olumlu bir imajı oluşturup korumakta oldukça başarılıdırlar (17). Medyada kendilerine yer bulan istifçiler eğer habercilerin kendilerini ziyarete geleceğini önceden biliyorlarsa evlerini düzenleyip hazır hale getirebilmektedirler. Bu nedenle de bir habercinin tek bir ziyareti ve çekilen birkaç fotoğraf ile ortaya çıkarılan haberin hayvanların gerçek yaşam şartlarını belgelemesi mümkün değildir.


İstifçilerin komşuları ve hatta akrabaları bile bir istifçinin sahip olduğu hayvanlara nasıl davrandığı konusunda çok az bilgi sahibi olabilmektedir. İstifçiler kapıları çalındığında yanıt vermeyebilirler ve yeni ziyaretçilerden kaçınabilirler. Komşular istifçinin evinden gelen dayanılmaz kötü koku nedeniyle şikâyet etmeye başladıklarında ancak hayvan istismarı ile ilgili olasılıklar insanların zihnine gelmeye başlar (1).

 

 

Kurtarıcı Mı Yoksa Suçlu Mu? Medya Neden Hayvan İstifçilerini İlgi Çekici ve Süslü Hale Getiriyor

 

 

Birçok istifçi sahip oldukları hayvanlarının mutlu ve sağlıklı olduğuna inanmaktadır ve buna kanıt olarak da hayvanlarının kendilerine duydukları sevgiyi gösterme yoluna gitmektedirler. Medya da genellikle istifçinin duyguları ile motivasyonu üzerinde durmakta ve istifçinin hayvanları üzerine olan etkilerini tamamen görmezden gelmektedir.

 

Hayvanlar kıtlıkta ya da ölümcül düzeyde hasta gibi gözükmeseler de; refah düzeyleri ve sıhhatleri, aşırı kalabalık halde yaşamak nedeniyle şiddetli biçimde etkilenmiştir (10). Bir istifçi, hayvanları beslendikleri ve tehlikelere karşı güvende olduklarından, evinin bu canlılar için bir cennet olduğuna inanabilirse de; hayvanların iyilik halleri, sadece beslenme ve barınacak bir yerlerinin olması ile sınırlı değildir (8,9). Nasıl insanlara yiyecek verildiği ve birçok yere göre daha güvenli bir yer olması nedeniyle, hapishanelerin insanlar için ideal yaşam yerleri olduğunu düşünmüyorsak; hayvanların refah düzeyleri ile iyilik halleri açısından da neden böylesine dar olduğunu tam anlayamadığımız bakış açılarını değiştirmemiz uygun olacaktır.


Büyük bir grup kedi ile yaşam, diğer bir deyişle aşırı kalabalık içinde yaşama, kediler için oldukça stres yaratıcıdır. Uzamış stres ise psikolojik zararlara yol açmakta ve aynı zamanda kedilerin bağışıklık sistemini de zayıflatmaktadır. Örneğin, ev içinde yaşayan birçok kedi, kedigillere ait Felis Herpes virüsü 1 (FHV-1) aracılığı ile gelişen enfeksiyondan etkilenmektedir. Her ne kadar kedi virüsün etkilerinden kurtulup iyileşse de virüs vücudunda kalmaktadır ve eğer yoğun stres yaşamaya başlarsa yeniden ortaya çıkabilmektedir (12).

 

 

Kurtarıcı Mı Yoksa Suçlu Mu? Medya Neden Hayvan İstifçilerini İlgi Çekici ve Süslü Hale Getiriyor

 


Buna ek olarak, kediler birçok başka enfeksiyona ve hastalığa da yakalanabilmektedir (11). Hastalığın yayılması genelde hızlı olurken önlenmesi oldukça güç olmaktadır.

 

20 ve daha fazla sayıdaki kediye eşit düzeyde iyi bakım verebilmek neredeyse imkânsızdır; özellikle de bakımlarından tek bir kişi sorumlu ise. Kediler, çevrelerinin zenginleştirilmesi, oyun zamanlarının olması ve değişik aktivitelerle birlikte türe uygun davranışlarını sergileyebilmek için gerekli şartların oluşmasına ihtiyaç duyarlar (13). Çoğu ev ortamı bir ya da iki kedinin dahi psikolojik gereksinimlerini karşılayamazken o halde, diyelim ki 200 kediyi, mutlu etmek nasıl mümkün olacaktır?

 

Ev ya da barınak olsun, birçok kediyi bir mekânda bir arada tutmak kedinin psikolojisi, sağlığı ile iyilik haline zarar vermektedir. Eğer istifçiler ilk başta bunlara dikkat ediyor olsalardı, evlerinde bu kadar fazla sayıda kediyi tutmayı akıllarından geçirmezlerdi. Her ne kadar istifçi kendini şefkatli bir hayvansever ve kahraman olarak sunuyor olsa da; istifçilik, hayvanların gereksinimlerine kayıtsız kalmayı içerdiğinden, yine oldukça bencil bir eylem olmaktadır (8).

 

İstifçilik sıklıkla hayvan zulmüne de yol açmaktadır. Medya, istifçileri;  hayvanseverler ve kendilerini bu işe adamış kurtarıcılar olarak göstererek sorumsuzca davranmaktadır. Bununla birlikte medya, daha az dramatik ihmal vakalarını da görmezden gelmektedir (1). İstifçilerin kişisel öyküleri ile duygularına odaklanmak yerine, habercilerin, bir istifçinin hayvanları üzerine oluşturduğu (veya ileride oluşturma olasılığı olduğu) zararı yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir.

 

 

Kurtarıcı Mı Yoksa Suçlu Mu? Medya Neden Hayvan İstifçilerini İlgi Çekici ve Süslü Hale Getiriyor

 


Diğer insanlar tarafından kurtarıcı olarak görüldükleri için, asla istifçi olmakla suçlanmamış birçok kişi mevcuttur. Çok fazla sayıda hayvan sahibi olduklarını kabul eden bu kişilerin, hayvanlarına yiyecek alabilmek için fazlası ile fakir olduklarını belirtmeleri; sosyal medya da dahil olmak üzere birçok medya aracı yoluyla, bağış ve diğer maddi destekler konularında taleplerde bulunmaları azımsanacak boyutlarda değildir (4,18). Bahsi geçen kişiler klasik hayvan istifçileridir. Bu bireylere acımak yerine, sahip oldukları hayvanlara acımalı ve hayvanlara acımasızlık gösterip göstermedikleri hususunun ayrıntılı araştırılabilmesi için, kendilerini ilgili birimlere bildirmemiz daha faydalı olacaktır.

 

Genellikle, yetkililerin hayvan istifçiliği yapıldığı kanısına varmaları durumunda hayvan, istifçinin alanından ve mülkiyetinden alınmaktadır. Ne yazık ki istifçiler çok nadiren işlemiş oldukları suç ile ilgili hüküm giymektedirler ve bu yüzden de, kısa sürede yeni hayvanlar toplamaya başlamaktadırlar. Her ne kadar daha katı ve ağır cezalar, istifçinin eski alışkanlıklara geri dönmesi konusunda onu biraz çekimser hale getirmeye yardımcı olabilse de, asıl anahtar sözcük “önleme” olmaktadır. Bir istifçi ne kadar fazla sayıda hayvana sahip olursa o kadar fazla acıya neden olma olasılığı olacaktır. Her ne kadar istifçilikle ilgili her olgu, hayvan ölümleri ile sonuçlanmasa da; artık çok geç olduğunda ortaya çıkan kargaşayı temizlemeye çalışmak yerine, istifçiliğin erken dönemlerinde yapılacak müdahaleler ile ortaya çıkması olası zararı önlemek, en akla yatkın çözüm olarak görünmektedir.

 

Hayvanların, istifçilerin kurbanları haline dönüşmelerini engellemek için; potansiyel istifçileri, onlar henüz hayvanlara acı çektirme alt yapısını hazırlayamadan, tespit etme yöntemlerinin gelişmesi gerekmektedir. Medyada konuyla yapılacak haberlere gelecek olursak; hayvan istifçiliğini normalleştirme ve olduğundan daha önemsiz bir hale getirmenin, kabul edilebilir bir tutum olmayacağının bir kez daha altını çizmeliyiz.

 


 

Yazan: P. Aksoy

 

Katkıları için Handan Özek Erkuran'a teşekkür ederiz.

 


Kaynaklar
1. Arluke, A., Frost, R., Steketee, G., Patronek, G., Luke, C., Messner, E. ... & Papazian, M. (2002). Press reports of animal hoarding. Society & Animals, 10(2), 113-135.
2. Patronek, G. J., & Ayers, C. R. (2014). Animal hoarding. The Oxford handbook of hoarding and acquiring, pp. 139-146.
3. Avery, L. (2004). From Helping to Hoarding to Hurting: When the Acts of Good Samaritans become Felony Animal Cruelty. Val. UL Rev., 39, 815.
4. Özbali H. (2015, 15 Hazıran). Evinde 200 kedi ve 20 köpeğe bakıyor. DHA Doğan Haber Ajansı. 
5. Yilmaz, M. (2017, 8 Eylül). Hayatını Kedilere Adadı. Milliyet.
6. Hürriyet (2016, 14 Şubat). Kiraladığı evde 70 kediye bakıyor
7. Ramos, D., da Cruz, N. O., Ellis, S., Hernandez, J. A. E., & Reche-Junior, A. (2013). Early stage animal hoarders: Are these owners of large numbers of adequately cared for cats?. Human-Animal Interaction Bulletin, 1(1), 55-69.
8. Nathanson, J., & Patronek, G. (2011). Animal hoarding: How the semblance of a benevolent mission becomes actualized as egoism and cruelty. Pathological altruism, 107-115.
9. Mellor, D. J. (2017). Operational Details of the Five Domains Model and Its Key Applications to the Assessment and Management of Animal Welfare. Animals, 7(8), 60.
10. Halls, V. (2017, September). Understanding animal hoarding. Feline Focus, volume 3, issue 9, pp. 243-247.
11. Polak, K. C., Levy, J. K., Crawford, P. C., Leutenegger, C. M., & Moriello, K. A. (2014). Infectious diseases in large-scale cat hoarding investigations. The Veterinary Journal, 201(2), 189-195.
12. Stiles, J. (2003). Feline herpesvirus. Clinical techniques in small animal practice, 18(3), 178-185.
13. Ellis, S. L. (2009). Environmental enrichment: practical strategies for improving feline welfare. Journal of feline medicine and surgery, 11(11), 901-912.
14. Haberler (2017, 4 hazıran). Evinde Yüzü Aşkın Kedi ve Köpek Besleyen Kadın Mahkemelik Oldu!
15. Demirbaş, H. (2017, 28 Mart). Kedi köyüne 54 bin liralık ceza: Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranıldı. Cumhuriyet (Doğan Haber Ajansı).

16. Moukhallati, D. (2015, 29 Ekim). 150 cats removed from villa. The National.

17. İhlas Haber Ajansı (2016, 29 Ağustos). Asgari ücretli kadın evinde 66 kedi besliyor.

18. İhlas Haber Ajansı (2013, 5 Eylül). Emekli maaşıyla 100 hayvanı besliyor.

19. Franklin, M. (2017, 19 Hazıran). Sentence handed down for cat breeder in West Hillhurst. CTV News - Calgary.

 

 

 

Konu hakkında diğer yazılarımız için:

 

Hayvan İstifçiliği

 

Antropomorfizmin İnsan ve Evcil Hayvan İlişkisine Etkisi Üzerine

 

 

In English:

 

Rescuers or Criminals? Why Media Glamorizes Animal Hoarders

 

 

PAYLAŞ

YORUMLAR