×

Antik Mayalar Evcilleştirdikleri Köpekleri Yiyorlar Mıydı?

  • Bilim
  • 7.4.2018 21:44:17
  • 2639 okunma

Eğer Mayaların zamanındaki Latin Amerika'da, gözde köpeklerden biriyseniz o zaman kralın ziyafet sofrasında bir onur konuğu olabilirdiniz. Ancak durum böyle değilse, sonunuz büyük olasılıkla başka birinin ana yemeği olmak olurdu! 3000 yıllık Guatemala şehrinde; bulunan hayvan kemiklerinin kimyasal analizine dayanan ve Antik Maya kültüründe hayvanların nasıl evcilleştirildiği ve insanlar tarafından bakım altına alınanlara nasıl davranıldığı ile ilgili en eski resmi bize sunan en yeni araştırmanın sonuçları bu şekildedir. 


Kanada McMaster Üniversitesi'nden antropolog Henry Schwarcz; her ne kadar bulguların kesinleştirilmesi için daha fazla çalışma yapılması gerekse de bu çalışmanın "iyi yürütülmüş bir çalışma" olduğunu belirtmektedir. Ayrıca çalışmanın bir diğer gizemli noktayı da çözebileceğini eklemektedir: Mayaların şehirlerine akın eden binlerce insanı beslemek üzerine nasıl yeteri kadar protein üretebildikleri gibi. 


M.Ö. 1000 ile M.S. 950 yılları arasında, günümüzde Guatemala’nın aşağı kesimlerine denk gelen Seibal ismindeki önemli Maya şehrinde, neredeyse 10.000 kişi yaşamını sürdürmekteydi. Böylesi büyük kentlerin fazlasıyla besin gereksinimi mevcuttur ve Mayaların geyik, pekari ve tapir(yaban domuzuna benzeyen memeli hayvanlar) avladıkları bilinmektedir. Ancak arkeologlar; bu medeniyetin yaygın biçimde hayvan evcilleştirmesi uygulamalarının da bulunduğuna dair oldukça değerli küçük kanıtlar keşfetmişlerdir. Buna binaen Panama’daki Smithsonian Tropik Araştırma Enstitüsü'nden arkeolog Ashley Sharpe, bunun böylesine büyük bir nüfusun gereksinimlerini karşılamak ve devam ettirebilmek için gerekli olabileceğini belirtmiştir.

 

 

Guetemala’daki Seibal (El Ceibal) şehrinde antik Maya kenti

 

 

Ceibal’ın haritadaki konumu

 

 

Sharpe ve meslektaşları, bu alanın kazısına 2010 yılında katılmışlardır. Bu tarihten itibaren geyik, köpekler, kediler, keseli sıçanlar, pekariler, hindiler ile tapirleri de içeren 10 türün kemiklerini gün yüzüne çıkarmışlardır. Bir hayvanın beslenme tarzı, onların kemikleri ile diş minelerinde bulunan izotopları -ya da kimyasal elementlerin başka çeşitlerini- değiştirmektedir ve bu da araştırmacıların ilgili hayvanın ne ile beslendiğine dair fikir edinmesini sağlamaktadır. Görece düşük karbon ile nitrojen izotop düzeyleri, orman bitkileri yönünden zengin diyeti ya da bu bitkilerle beslenen avın fazlaca tüketildiğine işaret eder. Bu izotopların daha da yüksek düzeyleri ise, hayvanların çoğunlukla mısır yemiş olduklarını; diğer bir deyişle insanlar tarafından mısırla beslendiklerini göstermektedir. 


Düzinelerce köpek, hindi ve bunlarla birlikte bir de büyük kedinin - olasılıkla bir jaguar (Panthera onca) - tamamından elde edilen izotop düzeyleri, onların temelde mısır içeren bir beslenme tarzı ile yetiştirildiklerine işaret etmekteydi. Radyokarbon işaretlemeli tarih belirleme yöntemi, köpeklerin M.Ö. 450-300 yılları arasında yaşamış olduklarını belirlemişti. Bu bulgu, Maya kültüründe hayvanların yönetimi ile evcilleştirilmesine dair şu ana kadarki en erken kanıttır (1).

 

 

Arkeolog Ashley Sharpe, Maya kentinde bulduğu köpek kemiğini gösteriyor

 

 

Tespit edilen köpekgillerin neredeyse tamamı küçüktü ve Chihuahua benzeri yapıdaydı. Diğer Maya kazı alanlarında bulunmuş olan antik köpek kemikleri üzerinde tespit edilen, kasapların gerçekleştirdiklerine benzer izler, köpeklerin kesim için yetiştirildiğini düşündürmüştü. Her ne kadar bu makalede bahsedilen alandan çıkarılan kemiklerde kesim izlerine rastlanmamış olsa da, Sharpe; böylesi küçük köpeklerden et elde etme sürecinde fazla kesim işlemine gerek kalmamış olabileceğini de belirtmektedir. 

 

 

Resim Mayalıların günlük hayatını gösteriyor

 

 

Çalışmada hindilerin M.S. 175-950 gibi çok daha sonraki tarihlerde yaşadıkları saptanmıştır. Çıkan sonucun benzer zamanlarda Mayaların hindileri evcilleştirmeye başlamış olabileceklerini öne süren diğer çalışmaların sonuçları ile uyuştuğu görülmektedir. Bununla beraber bu dönemde Seibal'da köpek kalıntılarına neredeyse hiç rastlanmadığı bildirilmektedir(2). Sharpe, Mayalar hindileri evcil hale getirmeden önce, mısır ağırlıklı beslenerek yetiştirilen köpeklerin onlar için önemli bir protein kaynağı olmuş olabileceğini belirtmiştir. Mayaların köpek yemiş olabilecekleri çıkarımında bulunan başka çalışmaların da mevcut olduğunu ifade eden Sharpe, özellikle bu çalışmanın; sırf bu nedenle üretilerek beslendiklerine dair en güçlü kanıtları sunan yayınlardan biri olduğunu belirtmiştir.

 

 

Köpek kemikleri Ceibal, Guetemala’daki piramitin çukurunda en alt seviyelerde bulundu.

 

 

O dönemdeki kimi köpekler ise çok daha sıra dışı hayatlar sürmüşlerdi. M.Ö. 400-300 yılları arasındaki tarihlerde yaşamış olan bir çift köpeğin sahip olduğu stronsiyum izotop düzeyleri, köpeklerin Seibal yerlisi değil de, kabaca 100 km uzaktaki Guatemala'nın volkanik dağlık arazilerinin yerlilerinden olabileceklerini önermiştir. Köpeklerin bu uzak kökenleri ve bununla birlikte Seibal'ın merkez meydanındaki büyük bir piramidin yanında bulunan mezarları, onların Maya törenlerinin bir parçası olmuş olabileceklerini düşündürmektedir.

 

 

Jaguara ait bir diş. Araştırmacılara göre yetişkin bu yetişkin jaguar ve muhtemelen bütün hayatı boyunca mısırla beslenmiş. Bu onun Mayalılarca tutsak edildiğini gösteriyor.

 


Sharp’a göre; M.Ö. 450-350 yılları arasında yaşamış olan ve mısır ile beslenen kedilerin de benzer bir kaderi olmuş olabilir. Maya kalıntıları, sık sık büyük kedilerle poz vermiş olan kralları sergilemektedir. Sharp bununla ilgili, "Büyük olasılıkla bir tür hava atma aracıydı" demektedir. "Yani sanki herkese 'Hey bakın, benim bir jaguarım var' demek gibi".

 

 

Jaguar (Panthera onca)

 

 

Bulunan iki Margay kedisine (Leopardus wiedii) ait kemiklerden yapılan analizler sonucunda, Mayaların bu yaban kedilerini avladıklarını anlıyoruz.

 

 

Margay (Leopardus wiedii)

 

 

Mayaları araştıran ve College Station'daki Teksas A&M Üniversitesi'nden antropolog Lori Wright ise, Mayaların bu kadar erken dönemlerde hayvanları evcilleştirmeye başladıklarının kanıtlarını görünce heyecanlandığını; ancak, sonuçların kendisini çok fazla şaşırtmadığını belirtmektedir. Ne var ki Wright, Mayaların kesim amacı ile düzenli bir şekilde köpek yetiştirdiklerine tam anlamıyla ikna olmadığını da söylemektedir. Lori Wright'a göre; mısırla beslenme yapıldığını gösteren izotop analizi ve kemiklerdeki kesim izlerini bir arada görmeden, köpeklerin besin olarak tüketildiklerini kesin olarak söylemek olanaksızdır.


Schwarcz da bu görüşü onaylamaktadır. Çalışmanın olayları doğru ele aldığını, ancak diğer tüm açıklamaların elenmesi gerektiğini ifade etmektedir. Örneğin; köpeklerin insan dışkısı yediklerinin iyi bilinen bir durum olduğunu ve insan dışkısıyla gelen mısırın analizlere yansımış olabileceğini belirtmektedir. 
 

Ancak çalışmanın başyazarı Sharpe, bu görüşün olasılık dâhilinde olduğunu söylemekle beraber; köpeklerin izotopik imzalarının, dışkı yoluyla mısır tüketmiş köpeklerde beklenen göstergelerle pek eşleşmediğini ifade etmektedir. Sharpe, "Ne yazık ki, bence bunların çoğu büyük olasılıkla yenilen köpeklerdi" diye eklemektedir.

 

 

 

Yazan: Price, M. (2018, 19 Mart). Some dogs were royalty, others were dinner in ancient Mayan culture. Science Magazine.

 

Çeviren: Handan Özek Erkuran

 

Düzenleyen: Anadolu Kedisi

 

 

Kaynaklar

1. Sharpe, A. E., Emery, K. F., Inomata, T., Triadan, D., Kamenov, G. D., & Krigbaum, J. (2018). Earliest isotopic evidence in the Maya region for animal management and long-distance trade at the site of Ceibal, Guatemala. Proceedings of the National Academy of Sciences, 2017 13880.

2. Thornton, E. K., Emery, K. F., Steadman, D. W., Speller, C., Matheny, R., & Yang, D. (2012). Earliest Mexican Turkeys (Meleagris gallopavo) in the Maya region: implications for pre-hispanic animal trade and the timing of Turkey domestication. PLoSOne, 7(8), e42630.

Paylaş