×

Anadolu’nun kedisi Bedri Rahmi Eyüboğlu

  • Blog
  • 21.9.2018 03:19:26
  • 2108 okunma

Usta yazar Yaşar Kemal, Bedri Rahmi Eyüboğlu için “Anadolu’nun kedisiydi, koklamadığı yer kalmamıştı” demiş.

 

 

Bedri Rahmi, büyük yazarın dediği gibi Anadolu’yu koklamış ve aşık olmuştu bu “gezgin kedi”.

 

 

Her mısrasında, makalesinde, tablosunda ne eksik oldu Anadolu’ya duyduğu aşk!

 

 

Ne de bitip tükendi insana duyduğu güven!

 

 

Bedri Rahmi Eyüboğlu

 


Ünlü şair, yazar, öğretmen ve ressam şöyle der "Güveneceksin" adlı makalesinin sonunda;


“Güvenmek sevgili dostlar! Güvenmek her işin başı. Her şeyden evvel insana, insanlığa güveneceksin. İnsanların büyük çoğunluğu iyidir demek namusun olacak. Kötüler, hastalar, deliler, sakatlar; iyilerden, sağlamlardan, doğrulardan azdır. Bu fikre Allah’a inanırcasına inanacaksın. Baharın geleceğine güvendiğin gibi, baharın bitip yazın başlayacağına güvendiğin gibi. Arkasından karakışın geleceğine güveneceğin gibi insanların iyilik ve güzellik için yaratıldıklarına güveneceksin. Güvendiğin kadar mesut, güvenmediğin boyda perişan olacaksın.

 

Gözünü sevdiğim Atatürk, durup dururken:


Güven! diye seslenmemiş." (Delifişek syf.188, bilgi yayınevi)

 

 

Anadolu Yaşamı - Bedri Rahmi Eyüboğlu  

 

 

“Ressamım, yurdumun taşından toprağından sürüp gelir nakışlarım. Taşıma, toprağıma toz konduranın alnını karışlarım.”

 

 

İlk geçen treni seyreden köylüler (1935) - Bedri Rahmi Eyüboğlu

 

 

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nazım Hikmet'e atfen "Zindanı Taştan Oyarlar" şiirini yazmıştır. Şiir daha sonra "Yiğidim Aslanım" adıyla Zülfü Livaneli tarafından bestelenmiştir.

 

 

Nazım Hikmet ve Bedri Rahmi Eyüboğlu. 

 

 

İstanbul (1955) - Bedri Rahmi Eyüboğlu

 

 

Hayatı boyunca birçok eser üretti. Anadolu’yu (hükümetin verdiği resmetme görevi için) karış karış gezdi ve gezi yazılarını yazdı. Şiirlerine mısra etti, konuk oldu tablolarında Anadolu İnsanı

 


Anadolu’ya duyduğu aşk kadar büyük, iki aşkı daha oldu.

 


İki kadını çok sevdi...

 

 

Biri hayat arkadaşı karısı Eren Eyüboğlu (asıl adı Ernestine Letoni, 1907-1988). 

 

Bedri Rahmi ve Eren Eyübooğlu

 

Uyuyan kedi - Eren Eyüboğlu

 

 

Diğeri 34 yaşında kaybettiği öğrencisi heykeltıraş Mari Gerekmezyan (1913-1947). 

 

Mari Gerekmezyan

 

 

İncittiği halde ne birinden ne ötekinden vazgeçemedi. Ama geride birçok eser kaldı bu aşklardan...

 


Bu muhteşem eserlerinden biri Mari Gerekmezyan’a yazdığı hepinizin çok iyi bildiği şiirdi: KARADUT.

 

 

At Üstünde Aşıklar - Bedri Rahmi Eyüboğlu

 

 

Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın a gülüm
Günahımsın, vebalimsin.


Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum 
Gökte ararken yerde bulduğum 
Karadutum, çatal karam, çingenem 
Daha nem olacaktın bir tanem 
Gülen ayvam, ağlayan narımsın 
Kadınım, kısrağım, karımsın.

 

 

Bedri Rahmi Eyüboğlu

 

 

Sigara paketlerine resmini çizdiğim 
Körpe fidanlara adını yazdığım 
Karam, karam 
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam 
Sıla kokar, arzu tüter
Ilgıt ılgıt buram buram. 
Ben beyzade, kişizade, 
Her türlü dertten topyekün azade 
Hani şu ekmeği elden suyu gölden.
Durup dururken yorulan 
Kibrit çöpü gibi kırılan
Yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan 
Artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan 
Sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşum


N'etmiş, n'eylemiş, n'olmuşum 
Cömert ırmaklar gibi gürül gürül 
Bahtın karışmış bahtıma çok şükür. 
Yunmuş, yıkanmış adam olmuşum.


Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sensiz bana canım dünya haram olsun.

 

 

Bedri Rahmi Eyüboğlu

 

 

Eren Eyüboğlu ise uzun yıllar bildi bu aşkı… 1949 yılında bir toplantıda Bedri Rahmi’den bir şiir okumasını istediler; Bedri Rahmi kalktı ve yukarıdaki şiiri okudu… Okurken yanaklarından aşağı gözyaşları döküldü. Eren hanım da ağladı, çünkü biliyordu şiirin kim için yazıldığını…

 

 

Eren Eyüboğlu

 


Yine de içimi burksa da bu şiir, bu öykü…

 


Sevda adamı olmak zor iş, sevmek kolay iş değil, hele mısra mısra dokumak, resmetmek, sayfalarca yazmak…

 

 

 

“Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar


Seni düşünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
Deliler gibi dönmeğe başlar
Döndükçe yumak yumak çözülür
Çözüldükçe ufalır küçülür
Çekirdeği henüz süt bağlamış
Masmavi bir erik kesilir ağzımda
Dokundukça yanar dudaklarım


Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde.”

 

 

 

Der büyük şair. Kimin için yazdığı bilinmez ancak varlığını somutlaştırır "aşkın" mısralarında…

 

 

 


Evet sevgili dostlar; ressam, öğretmen, yazar, şair…

 


En önemlisi büyük yazar Yaşar Kemal’in dediği gibi “Anadolu’yu koklamış bir kedi”

 


21 Eylül 1975'te aramızdan ayrılan bu büyük “Sevda Adamını” saygıyla anıyorum.

 


BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU (1913 Görele - 21 Eylül 1975 İstanbul).

 

 

 

 

 

Yazan: ENGİN D

 

Paylaş