×

Sağ Kalması Mümkün Olmayan Canlılar Üretiyoruz

  • Blog
  • 8.11.2017 04:01:51
  • 8761 okunma

İnsanlık hayvan komşularımız için en iyi olduğunu bildiğimizi sandığımız süreci aşamamıştır. Yüzyıllar boyunca, çeşitli havyan türlerini evcilleştirip onlara uysal ve itaatkâr olmalarını öğretirken aynı zamanda onların insan türüne hizmet etmelerini de sağlayarak bir nevi Dünya üzerinde baskın tür olduğumuzu garantilemeye çalıştık. İnsanlık aynı zamanda gereksinimlerimizi karşılamak üzere ya da sadece yapabildiğimizi gösterebilmek için, bilimkurgu türünün oldukça iyi bilinen bir teması olarak yeni canlılar yaratma süreciyle de amatörce ilgilenmeye çalışmıştır.


Planet of Apes (Maymunlar Cehennemi) film serisindeki başkahraman olan Caesar karakteri, bir insan mühendisliğinin ürünüdür. Ortalama bir maymundan daha akıllı olması amaçlanmış; ancak sonunda en az ona hayat veren kadar, hatta belki de ondan daha da akıllı hale gelmiştir. 

 


Görece daha az arkadaş canlısı bir örnek için Jurassic Park film serisine bakmamız yeterlidir. Jurassic Dünya’sında çeşitli dinozor, amfibi ve sürüngenlerden elde edilen DNA’lar, sadece ve basitçe ziyaretçilerin parka yönelik ilgisini ve heyecanını artırmak üzere Indominus Rex’in yaratılışında kullanılmıştı. 


Tabii ki gerçek yaşamdaki hiçbir benzeri Caesar ile Indominus Rex ile kıyaslanamaz. Yine de bu, fincan boyutundaki domuzcuklar (minyatür domuzlar), köpekler, kediler ve atlar gibi diğer hayvanların insan mühendisliği ile yaratılmadıkları anlamına gelmemektedir. 


Teacup Piglets adı verilen fincan boyutundaki domuzcukların evcil hayvan olmaları ya da tıbbi araştırmalar için kullanılmaları amaçlanmıştır. Ne var ki, onları bir yoldaş olarak isteyenler hem domuzun boyutu hem de gereksinim duyduğu diyet bağlamında beklediklerinden çok daha zorlu bir durumla karşılaşabilmektedirler. 

 

 


Hayat değiştiren sonuçlar 

 

2015 yılında, çeşitli medya kanallarında minyatür domuzcukların ABD genelinde terk edildikleri bildirilmeye başladı (1). Sahipleri bu domuzcuklara onları sağlıklı tutacak düzeyde besin vermemeye başladılar; çünkü satıcılar onlara domuzcukların kısıtlı bir diyetle yaşamlarını sürdürebileceklerini söylemişlerdi. Bu durum da domuzcukların kilerler veya çöp tenekelerine dadanarak kendi yiyeceklerini arama girişimlerine neden oldu ki bu da onların giderek beklenmeyen boyutlar ve kilolara ulaşmalarını sağladı. Sonradan anlaşıldı ki bu minyatür domuzcukların ufak boyutlarını koruyabilmeleri için özel hazırlanmış mamalara ihtiyaçları vardı; göbeklendirici domuz maması ile çimen onların neredeyse 120 pound ağırlığa (yaklaşık 55 kg) kadar şişmelerine neden oluyordu. 

 


İnsanlar bir zamanlar daha iyi avcı ve sürüyü koruyacak köpekler üretmeye çalışırken, günümüzde daha iyi evcil hayvan ve gösteri amaçlı köpek üretimine yönelmişlerdir. Örneğin, Pug ve Fransız buldogları her ne kadar tartışmasız biçimde çok şirin olsalar da brakisefalik sendromu olarak da bilinen solunum sorunlarından muzdariptirler. 2013 yılında gerçekleştirilmiş olan ve bu durumu araştıran bir çalışma, brakisefalik köpeklerin egzersiz yaparken zorlandıklarını, 190 C üstü sıcaklıklar ve aşırı ısıya çok duyarlı olduklarını ve uyumakta güçlük çektiklerini bildirmiştir (2).

 


Pug ve Fransız buldog köpeklerinde olduğu gibi, İran kedileri de soluk alıp vermelerini zorlaştıran bir durum olan brakisefalik sendromundan muzdariptirler (3). Bir diğer benzer örnek olarak Scottish Fold olarak tanımlanan ve alışılmamış biçimde kıvrık kulaklara sahip popüler bir kedi ırkı verilebilir. Farklı görünümleri nedeniyle üretimi devam eden bu kediler, oldukça acı verici bir eklem hastalığı olan osteokondrodisplazi ile yaşamaya mahkûmdurlar (4). Bu kedilerin üretiminin yasaklanması gündemdedir.

 


Atlar, insanların doğuştan gelen bazı özellikleri dayatmaları hususunda daha iyi bir örnek olarak verilebilir; fakat son zamanlarda bu durumun at yarışı için üretimden öteye gittiği gözlenmektedir. New Scientist dergisi Arap atları gibi belirli bazı ırkların “bombeli” suratları olduğunu ve bu özelliğin de ABD’de giderek daha popüler hale geldiğini bildirmektedir. Ancak, bu fiziksel özellik aynı zamanda basık bir burunun varlığını ortaya çıkarmakta ve bu da atın solunum sorunları yaşamasına neden olabilmektedir (5). El Rey Magnum RCF ismindeki 9 aylık Arap tayı ise bu özelliği daha da abartılı sergilemek üzere üretilmektedir.

 


El Rey hakkında Veterinary Record’a göre, Birleşik Krallık at uzmanı Tim Greet böylesi deforme bir burnun bir at için, bir insan ya da köpeğe kıyasla çok daha önemli bir değişiklik olduğunu belirtmiş; zira bir atın sadece burnundan nefes alıp verebildiğine dikkati çekmiştir. Bununla birlikte, El Rey’in veteriner hekimi ile olan muayenesinde herhangi bir solunumla ilişkili sorun sergilemediği belirtilmiştir (6).

 


Denetimli Üretim


İngiliz Atlar için Veterinerler Birliği başkanı ve at üreme uzmanı olan Jonathan Pycock şöyle demektedir: “Sorun belirli bir görünüşü elde etmek üzere üretime geçtiğiniz ve bu üretilen görünüş de atın sağlığına zarar verici olmaya başladığında ortaya çıkmaktadır”. Pycock şöyle devam etmektedir; “Benim kitabımda bu temelden yanlıştır. Bu başlı başına endişe verici bir gelişme sürecidir (6).”


Elbette, tıbbi sorunların gözlenmiyor olması böylesi aşırı üretim tiplerini devam ettirmeye bir gerekçe olamaz. Bu açıdan El Rey örneği standartları belirlememelidir. 


Bu uygulamayı telafi edebilmek için, hayvanları belirli bazı özellikleri ortaya çıkarmak üzere üreterek bununla birlikte gelen olasılıkla zarar verici etkiler hakkında insanların bilgilendirilmesi önerilmiştir. New Scientist, İngiliz Veterinerler Birliği’nin,  ürünleri ile sergi ve gösterileri için hayvanları kullanan reklamcılar ile tüccarların bunları nasıl gerçekleştireceklerine dair kuralların çerçevesini çizen kılavuzları ne şekilde hazırlamış olduklarına dair açıklamalar sunmaktadır (5). Bunun herhangi bir etki oluşturup oluşturmayacağını ise hep birlikte göreceğiz. 


Hayvanların böylesine aşırı üretimi ve mühendisliği, hali hazırda olduğundan daha sorgulanabilir hale dönüşmeden ele alınmalıdır. Daha sevimli bir domuzcuk ya da daha hızlı bir at sahibi olma arzusu anlaşılabilir olsa da canlının kendi yaşamına mal olur hale dönüşmemelidir. Benmerkezci ve sığ nedenler öne sürerek bir hayvanın acı dolu bir yaşam sürmesi kesinlikle kabul edilemez. 

 

 


Yazan: Leary K (2017, Ekim). We are Breeding a World Full of Creatures That Cannot Survive Futurism

 

Katkıları için Handan Özek Erkuran'a teşekkür ederiz.  

 

Düzenleyen: Anadolu Kedisi

 

Fotoğraflar: Marie Tatarenko, Niki Whitfield

 

 

Kaynaklar:
1. Manning S. (2015, 22 Temmuz)."Teacup" pigs getting abandoned across America. The Associated Press.
2. Roedler, F. S., Pohl, S., & Oechtering, G. U. (2013). How does severe brachycephaly affect dog’s lives? Results of a structured preoperative owner questionnaire. The Veterinary Journal, 198(3), 606-610.
3. Farnworth, M. J., Chen, R., Packer, R. M., Caney, S. M., & Gunn-Moore, D. A. (2016). Flat Feline Faces: Is Brachycephaly Associated with Respiratory Abnormalities in the Domestic Cat (Felis catus)?.
PloSone, 11(8), e0161777.
4. Malik, R., Allan, G. S., Howlett, C. R., Thompson, D. E., James, G., McWhirter, C., & Kendall, K. (1999). Osteochondrodysplasia in Scottish fold cats. Australian veterinary journal, 77(2), 85-92.
5. Chambers D. (2017, 13 Ekim). Horsesbred to look like cartoons are part of a worrying trend. New Scientist
6. Equine Breeding (2017). Meet El Rey Magnum. Veterinary Record. doi:10.1136/vr.j4707

 

 

Paylaş