×

Bazı insanlar evcil hayvan sahibi olmamalı. Veteriner hekim evcil hayvan besleme etiği hakkında konuşuyor

Evcil hayvan sahibi olmak, evde kedi köpek beslemek veya bakmak, insanlığın hayvanları başka bir sömürü şekli. Birçok durumda, iyi niyetli bir sömürü olsa da yine de sömürü.

 

Evcil hayvanların harikulade, nadir, değerli ve ailenin birer üyesi olduğunu düşünürdüm. 12 yaşımdayken ailem bana bir köpek aldı. Çok mutlu olmuştum. Tabii ki, herkesin benim yaptığım gibi evcil hayvanlara karşı aynı tutuma sahip olacağını varsaymıştım.


Okuldaki başka bir çocukla yaptığım konuşma, bana belki de herkesin evcil hayvanlara gerektiği gibi davranmadığını gösterdi. Heyecanla ona yeni bir evcil hayvan aldığımızı söyledim ve ona onun bir hayvanı olup olmadığını sordum.


Umursamazca omuz silkti ve yanıt verdi: “Bir kedimiz vardı, ama köpek onu yedi.”

 

 

Hayvanlar evlerde gerçekten lüks ve konfor içinde mi yaşıyorlar?


İlk bakışta, evcil hayvanların, çoğunlukla köpeklerin ve kedilerin, en azından insanlar tarafından kullanılmaları açısından, hayvan türünün en şanslıları oldukları görülüyor. Evcil hayvanlarımıza bedava yemek, sıcak yuva sağlıyor, onların sağlıklı olmaları için gerekli bakımlarını yapıyor, kaprislerine katlanıyor ve genellikle iyi vakit geçirmelerini sağlıyoruz. Mükemmel bir hayat değil mi?

 

Lisa / Adobe Stock

 


Ancak çocukken yaptığım bu konuşma gerçeğin bu kadar basit olmadığını ve veteriner hekim olarak çalıştığım 20 yıl bu kanımı doğruladı.


Evcil hayvan sahibi olmak aslında keyifli gibi görünse de, bir hayvanın tüm temel ihtiyaçları için bir insana bağımlı olmasının iyi bir şey olmadığı açıkça görülüyordu.

 

 

Evcil hayvan sahibi olmanın getirdiği etik sorunlar


Evcil hayvan sahibi olmanın etik sonuçları hakkında söylenecek çok şey var. 


Birincisi, insanların başka bir canlının yaşamı ve ölümü üzerinde tam bir kontrol sahibi olmaları, yani o canlının “sahibi” olabilmeleri fikri. Bu oldukça ilginç bir etik tartışma oluştursa da pratik uygulamada herhangi bir değişikliğe yol açmayacağı için tartışmak da bir o kadar anlamsız kalıyor. 


Bir diğer ilgili konu ise, evcil hayvanlarımıza doğrudan doğruya (ya da en azından dolaylı olarak) fayda sağlamayan, ancak diğer evcil hayvanlara ya da biz insanlara yardımcı prosedürlerin uygulanmasının uygun olup olmadığıdır.


Sahiplerinin gözünden evcil hayvanlarda organ bağışı (tartışması bile gereksiz), kan bağışı (genelde kabul görmeyen) ve kısırlaştırma (neredeyse herkesin yaptırdığı) gibi prosedürlerden bahsediyorum. 


Seçim evcil hayvanlara bırakılsa, kendilerinin kısırlaştırılmasını tercih edeceklerini sanmıyorum. Kısırlaştırma genellikle sağlık yararlarından daha ziyade kedileri ve köpekleri daha iyi evcil hayvan yapmak, üremeyi engellemek gibi başka sebeplerle yapılıyor. Bunlar, burada odaklanacağım noktalar değil.


Bunun yerine tartışmak istediğim şey evcil hayvan olmanın kontrol edilemeyen kısmı, yani evcil hayvanın kendisine sahip olan insanı seçememesi. 

 

 

Fotoğraf: Gündüz Aşık‎

 

 

Neden bazı insanlar evcil hayvan sahibi olmamalı


Daha önce de bahsettiğim gibi, her zaman evcil hayvanları çok sevdim, ama çocuklarımız olduktan bu yana ne yazık ki, evcil hayvanlarımız alışık oldukları ilgi, sevgi ve dikkate sahip olamadılar. 


Veteriner hekim olarak, benimkinden daha iyi bakılan pek çok hayvan gördüm, ama çok daha kötü durumda olan çok sayıda hayvanla da karşılaştım. Eminim hepiniz de benzer durumlara şahit oldunuz - bazı “evcil hayvanlar” çiftliklerdeki büyükbaş hayvanlar gibi en kötü koşulları bile lüks gösteren sefalet koşullarında yaşıyorlar.


Bazı insanlar başka bir canlının sorumluluğunu ve iyi bakılmasını üzerlerine alabilecek akli denge, fiziksel sağlık veya finansal desteğe ve yeterli zamana sahip değiller. 


İçimizdeki en iyimiz bile, bırakın başka bir canlıya, kendisine bile bakamayacağı günler, haftalar hatta aylar geçirebiliyor. En kötülerimiz de gerçekten çok zarar verici olabiliyor.

 

 

evde kedi beslemek bakmak

Getty Images

 

 

Evcil hayvanlar sessizce acı çekiyor


Bilinçli yapılan işkence ve zulüm kadar olmasa da - elbette kapalı kapılar ardında bu da gerçekleşiyor – sağlıklı ve temiz bir şekilde bakabilecekleri hayvan sayısından çok daha fazlasına sahip olan insanlar var.  


Hayvanlar aileleri parçalandığında veya sahibi aniden fiziksel olarak hastalandığında veya akıl hastalığına yakalandığında kendilerine ne olacağını seçecek durumda değiller, ancak bu durumlardan aynı şekilde zarar görüyorlar. 


Bu basit bir para meselesi de değil. Evcil hayvanlar ile gereğinden çok az ya da çok fazla ilgilenen, ya da idare edebileceklerinden daha fazla evcil hayvana sahip olan birçok iyi niyetli insan var. Bununla birlikte veteriner hekime gitmenin ihtimal dahilinde bile olmadığı bir çok aile de mevcut. 


Yeni bir hayvan sahiplenmek eskisini iyileştirmekten çok daha ucuz. Birçok evcil hayvan veteriner masraflarının yüksekliği sebebiyle, ciddi hastalıklara yakalandıkları zaman gereken sağlık desteğini alamıyor. Veterinerlik ücretlerinin gidişatına bakıldığında bu durumun yakın zamanda değişmesini beklemiyorum.  

 

 

Ev hayvanlarının sesi olmak


Peki, ne anlatmak istiyorum…


Evcil hayvan sahibi olmak, insanlığın hayvanları başka bir sömürü şeklidir. Birçok durumda, iyi niyetli bir sömürü olsa da yine de sömürü.


Hayvanlar söz konusu olduğunda rıza meselesi anlaşılması zor bir hal alıyor. Bunu anlayabilecek akli kapasiteye sahip değiller – ancak hayvanların; ev hayvanı olmasının kendi tercihleri olmadığı ve sahiplerini seçemediklerini hatırlamakta fayda var.


Son olarak bir veteriner hekim olmanın en önemli tarafı, bu hayvanların bir savunucusu olmak, kendimizi onların yerine koyarak onların söyleyemediklerini söylemektir.

 

 

 

Yazan: Nick Marsh

 

Çeviren: Burçak Timuçin

 

Kaynaklar>>

Marsh, N. (2018, June 10). The only way is ethics part 3: pets. Vet Times. 

Paylaş